Fıkra - edebiyat konuları | Fıkra - edebiyat konuları
Kolay Türkçe

Fıkra

Gazete veya dergilerin özel başlıkları altında, belirli konuların -ki özellikle güncel olması gerek- belli bakış açısından irdelendiği, yorumlandığı kısa yazılardır. Fıkraların mizahi yönü bulunur. Fıkra türünün yayılması için demek ki gazetenin olması gerekir. O halde bizde gazete ilk Tanzimat döneminde görüldüğü için fıkraya Türk edebiyatına Tanzimat döneminde girmiştir diyebiliriz.

Fıkranın Özellikleri

1. Fıkralarda dil sadedir, okuyucu rahat anlar.

2. Güncel olan herhangi bir konuda yazılabilir.

3. Yazarının düşüncesini yansıtır. Özneldir diyebiliriz.

4. Çok uzun olmaz. Kısa bir anlatımı vardır.

5. Toplumun her kesiminden insana seslenir.

6. Gündemi oluşturan konulara değindiği için üzerinden süre geçtikten sonra popülerliğini yitirir.

7. Fıkra yazarının kültürlü olması, gözlem gücünün iyi olması yazdığı yazının okunma oranını arttıracaktır.

Türk Edebiyatında Fıkra

Bu türe ait ilk eserler veren sanatçımız Ahmet Rasim’dir. Zamanla birçok yazar tarafından benimsenmiş ve kullanılmıştır. Gazetenin olmazsa olmazıdır.

Ahmet Haşim, Falih Rıfkı Atay, Oktay Akbal, Haldun Taner gibi yazarlarımız fıkra türünde yazılar yazmışlardır.

Fıkra örneği:

Ben ‘Toprak Dede’nin sesi’ dedim ama siz doğrudan ‘toprağın sesi’ diye anlayabilirsiniz. Hatta büyük resme bakarak bunu ağacın sesi, suyun sesi, havanın sesi deyip tüm tabiata teşmil edebilirsiniz.
Toprak Dede bildiğiniz gibi TEMA Vakfı Onursal Başkanı Hayrettin Karaca. Bir uzun zamandan beri ülkemiz toprağını korumaya adadı kendini. Erozyona dikkat çekti, ağaç dikimine yöneldi, bilhassa dağlara taşa meşe tohumu ekerek bu uzun ömürlü ağacın ülkemiz için ne kadar kıymetli olduğunu söyledi.

Aslında bütün bunlardan daha önemlisi bir ‘zihniyet sembolü’ olarak kullandığı şu ifadelerdir:

‘Eskiden biz Edirnekapı marulu, Çengelköy hıyarı diyorduk. Sabah toplanıp öğlene doğru yenirdi. Şimdiki gibi binlerce kilometre öteden gelmezdi. Yapmamız gereken şey şu:

İhtiyacımızdan fazla tüketmeyeceğiz.

Ben başka bir çare bulamadım. Devleti sermaye idare ediyor. Sesimizi çıkaramıyoruz. Ben kendi ihtiyacımdan fazlasını tüketmezsem bu global ekonomiyi ortadan kaldırabiliriz. Nedir benim ihtiyacım; doymaktır, barınmaktır, eğitimdir ve sağlıktır.’ (Milliyet 4 Aralık 2012).

Toprak Dede benim bir süredir savunduğum ‘Kanaat Ekonomisi’ni dile getiriyor. Burada buluştuğumuza sevindim doğrusu. Aklın yolu bir.

Toprak Dede ayrıca toprağın kullanımı konusunda ilginç görüşler ileri sürüyor. En beğendiğim tarafı şu: Sadece görüş belirtmekle kalmıyor bu görüşlerini hayata geçiriyor.

Mesela toprağı işlerken kullandığımız traktörler ve çeşit çeşit pulluklar bize ne getiriyor:
‘Bu traktörler toprağı çok derin sürüyordu ve toprağın verimli kısmını alta getiriyordu.

Mustafa Kutlu
Yeni Şafak:
http://yenisafak.com.tr/yazarlar/MustafaKutlu/toprak-dedenin-sesi/35670



Etiketler: , , , , ,
  1. 2 Baglantiveren(ler)

  2. Şub 12, 2013: 11. Sınıf Dil ve Anlatım Konuları « Edebiyat Konuları, edebiyat ders notları
  3. Ağu 27, 2013: Yazınsal Türler Hakkında Kısa Bilgiler

Yorumunu Ekle